Edebiyatımızın zarif kalemi, tüm eserleriyle Ketebe’de!

Cahit Zarifoğlu 1940 yılında Ankara’da doğdu. Siverek’te başladığı eğitim hayatını lise sonuna kadar Maraş’ta tamamladı. Burada düşünce ve yazı hayatımıza damga vuran “Yedi Güzel Adam”ın altısıyla tanışıp halkaya dahil oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünde okudu. Öğretmenlik ve çevirmenlik yapan Zarifoğlu, Açı ve Mavera dergilerini çıkardı. Şiirleri çoğunlukla Mavera, Diriliş ve Edebiyat dergilerinde yayımlandı. 1987 yılında İstanbul’da vefat ettiğinde geride 14 kitap bıraktı. Bazı eserleri ise ölümünün ardından yayınlandı.

Cahit Zarifoğlu’nun tüm eserlerini tek çatı altında toplayan Ketebe Yayınları, ilk olarak yazarın sekiz kitabını okurla buluşturdu. Zarifoğlu hayattayken yayınlanan bu kitaplar ilk baskılarına en yakın formatta hazırlandı. Değişen dilbilgisi kurallarına göre yeniden ele alınan eserlerin devamı ve çocuk kitapları önümüzdeki aylarda yine Ketebe etiketiyle raflardaki yerini alacak. Ayrıca yazarın kitaplaştırılmamış metinleri de ayrı bir çalışma yapılarak yayın hayatına kazandırılacak.

İlk aşamada Zarifoğlu’nun İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış isimli şiir kitapları ile İns isimli öykü kitabı, Yaşamak adlı günlüğü, Savaş Ritimleri adlı romanı ve Bir Değirmendir Bu Dünya adlı deneme kitabı yayınlandı.

ZARİFOĞLU ŞİİRİNDE KÖŞE TAŞLARI

İkinci Yeni akımı şairlerinden Zarifoğlu, zamanla lirikten epiğe toplumsal şiirden tasavvufi temalara geçiş yapar. Yayınladığı şiir kitapları bu dönüşümün göstergesidir. Zarifoğlu şiirleriyle sanki değişimin kaçınılmaz olduğunu belirtirken, önemli olanın şairin derdi olduğunun altını çizer.

Zarifoğlu’nun ilk şiir kitabı olan İşaret Çocukları, geniş çağrışım gücüyle yaşadığı günü ve geçmişi poetik olarak irdelerken saf ve özel bir dilin peşinden koşar. Türk şiirinde lirikten epiğe ustaca geçişin en iyi örneği olan Yedi Güzel Adam, Zarifoğlu şiirinin zirvesi kabul edilebileceği gibi, Türk şiirinin de başyapıtları arasında sayılır. Zarifoğlu üçüncü şiir kitabı Menziller’de evini genişletir, geleceğe dair tasarısını: tarih, tabiat ve aile üzerinden kurarken toplumsal şiire geçiş sağlar. Şairin son şiir kitabı olan Korku ve Yakarış’ta tasavvufi söz varlığının ve tavrının arttığı görülür. Korku ve ümitle, olgunluk döneminde kendine yeni bir telaş edinen Zarifoğlu, dünyanın geçiciliğini durağanlıkla değil bilakis dünyaya ve komşu coğrafyalara yoğunlaşarak şiirine dahil eder.

“Hayret ve varolma tıkandı

Hayret ve hâyâ tıkandı

Hayret ve hayret ve hayret

İlk kez geriye dönmek gerekiyor

Dağları yokladınız mı dilsiz duranları

Bir de kulak kesilince

Dağ konuşur – Hayır konuşmaz mı”

ŞİİRDEN YONTULAN KURMACALAR

Her öyküsünde binbir yazgıyı, korkuyu ve sesi barındıran Cahit Zarifoğlu’nun düşlerden, yaşamdan ve kendi şiirinden yonttuğu öykü kitabı İns, kimi zaman mekânı ve ânı bizzat müphemleştirirken kimi zaman da yaşamın ürpertici gerçekliğiyle yüzleştiriyor okuru. Zarifoğlu’nun günlüğü Yaşamak ise günlerin kendisinden ziyade ne barındırdığını anlatır. Cahit Zarifoğlu’nun yaşamına dair pek çok detayı veren kitap, dönemin edebiyatçıları ve yazın dünyasıyla ilgili de önemli anekdotları içeriyor.

“Karşılaştık. Caddeden evlere doğru gittik. Ağaçlı bir yamacın kenarını dönen asfaltın kıyısındaki sıralardan birine oturduk. Gemiler neredeyse kuş bakışı görünüyorlar. Sudaki müthiş düzlük, çepeçevre evlerle dolu kıyıları, karşı Çamlıca sırtlarındaki ağaçları ve kendilerini havaya bırakmış martıları büyülemişti sanki. Renkler donuklaşıyor. Tahta sırada susarak oturduk. Birbirimizle içimizden konuştuk. Ben onunla içimden konuşuyordum. Birbirimize bakmadan denize baktık. İstanbuldu. “Sensin” dedim. Değişiklik olsun, kendimizden çıkalım, başka bir kişiliği deniyerek o feci konuşamamayı dağıtmak için. Bir şey söyleyemedi. Ben de nasıl devam edeceğimi bilemedim.”

Savaş Ritimleri adlı romanda yazar, Afganistan’ın Ruslar tarafından işgalini Seyyid Amad isimli çocuk kahramanın dilinden anlatır. Romanda bir yandan Afgan halkının cesur mücadelesi verilirken bir yandan da kazanılan zafere zemin hazırlayan İslami hayat pratiklerinin de altı çizilir.

GEÇMİŞTEN BUGÜNE GÜÇBİRLİĞİ DAVETİ

İçerisinde 58 denemenin olduğu Bir Değirmendir Bu Dünya isimli deneme kitabı, Cahit Zarifoğlu’nun 1977’den 1984 yılına kadar yazmış olduğu makaleleri içeriyor. Afganistan’ın işgali, İran İslam Devrimi, Hama Katliamı, 12 Eylül İhtilali ve Türkiye’deki modernist akımlar gibi etkilendiği olayları yazılarında işleyen şair bize, deneyimlerimizi birbirimize aktarmamız ve içinde kaybolduğumuz labirentten çıkışını birlikte bulmamız için güç birliği yapmayı teklif ediyor.

“Ben, bende olup bitenleri, kurt kapanlarıyla dolu labirentimi, kara bulutumu, saçını çıkarmasını beklediğim güneşimi, kendi değirmenimi enine boyuna anlattım gibiyim. Siz de kendi labirentinizde çıkmazlarda yanılıp dönerken bakarsınız karşı karşıya geliveririz. Selamlaşmamız, kucaklaşmamız, deneyimlerimizi birbirimize aktarmamız ve çıkışı birlikte bulup labirenti deneycinin başına indirmemiz için belki de güçbirliği yaparız. Bundan böyle, ne dersiniz?”

Edebiyatımızın zarif kalemi, çocukların ve yetişkinlerin dünyalarında önemli izler bıraktı. 47 yıllık ömrünü düşünceye ve yazmaya adayan Zarifoğlu’nun zamanı aşan dizeleri ve cümleleri ile yolculuk yapmak isteyenler, bu güzel adamla yeni sulara yelken de açabilir, geçmişi yad edip güzel adamların güzel atlara binip gitmediği günlere dönüş de yapabilir.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.